25 Ağustos 2012 Cumartesi

çoğu bitti azı kaldı

odunu kendin kestiysen iki defa ısınırsın demiş adamın biri..
bizimde buralarda halimiz benzer.

tohumu ektik bekledik ümitsizliğe kapıldık ama meğer sabır gerekmiş ilk yeşili görebilmek için..
tam ümitsizlik anında gördük yeşili.. büyüttük ağacımızı sevgi ve su ile besledik.
daha sonra kesmek zorunda kaldık sevgi ile beslediğimiz ağacı :) sadece meyvesinin tohumunu saklayabildik gelecek için..

şimdi kendi büyüttüğümüz ağacı çoktan kesip ateşi yakmışız.. ısınıyormuyuz üşüyormuyuz emin değilim..

sadece elimde bir tohum.. diğer elimde senin elin..


13 Ağustos 2012 Pazartesi

dünyamız ne kadar

bir çocuk    :  dünyamız ne kadar?
mr. zagoncu:  sen ne kadarının içinde yaşıyorsan o kadar...



15 Temmuz 2012 Pazar

yağmurun sesi.

yağmur damlaları yere çarpıyor en sevinçli halleriyle. dağılıyorlar yeryüzüne ve toprağa. gece. hava karanlık. gökyüzünü yarıyor arada bir beyaz bir ışık ve ardından ürküyor yuvasındaki yavru martı, gökyüzü atıyor çığlık.

yazmaya vakit bulamadığımdan değil, üşengeçliğin doruğuna ulaşıp, bu üşengeçliği ise alışılagelmişliğe dönüştürme eşiğinde bulunduğum için yazmıyorum. yazamıyorum. ancak gecenin bir yarısı dürtüyor yağmur damlalarının sesi beni. bölüyor bin bir kahramanlıkla süslediğim düşlerimi..

ne haber var buralardan merak edeniniz var ise;
ben bilmiyorum. acayip karmaşık haldeyim. sadece idare etmenin sınırlarında geri dönmeyi bekliyorum.
göl güzel.. göl diyip geçmeyelim sanırım kara denizden büyük..
at pisliği ve çişinin kokusu artık beni rahatsız etmiyor alıştım..
ilk iki ödeemi aldım güzel geldi sıkıntı yok. ancak üçüncüsü eksilere düşebilir emin değilim..
ingilizcemin bozulduğundan bahsetmiştim. şuan ingilizcemin durumu nasıl hiç bilmiyorm o konulara girmeyelim, olay bitmiştir görüşmeyelim felan.

soğuk bir yazı mı oldu emin değilim ama şuan bir gözüm açık bir gözüm kapalı yazıyorum :)) belki kelimeleri bırakıp birkaç fotoğrafla renklendirebilirim yazıyı. sağlıcakla kalın...

Mr. Zagoncu
15 July 2012
Mackinac Island - MI - USA











2 Temmuz 2012 Pazartesi

heyt be amerika (1)

bir ingiliz, bir amerikan ve iki türkle kaldığım odamda yatağımdayım. amerikaya geleli iki bucuk hafta oldu. işe başlayalı ise 16 gün. burada 300 dolar için 2 hafta çokca çalışıyoruz. benim geldiğim yer michigan eyaletinin kuzeyinde göllerin ortasında mackinac island diye bir ada.
adada yapcak pek birşey yok sadece boş günlerimde bisiklet sürebiliyorum. adanın çevresini fotoğraf çekip turlamam 45 dk mı aldı.
çalıştığım otelde çok fazla jameikalı var pa kua denilen bozuk bir ingilizceye sahipler. bu yüzden ingilizcem git gide kötüleşiyor.
3 jameikalı, 1 bulgar, 1 romanyalı, 1 rus ve 1 amerikalı ile beraber çalışıyoruz :D hepsi bi alem başka kafa başka renk başka dil.. sanırım programın en güzel kısmıda bu..

aslında birsürü şey yazmıştım lakin internet bağlantım 2 gündür çok kötü o yüzden fotoğraf faslına geçebilriz..









10 Mayıs 2012 Perşembe

40 saniyede vize nasıl alınır


10 mayıs. sabah 8.30 vize randevum. gayet rahat bir şekilde 7.50de kapıdaydım. belgelerimi toplayıp beklemeye başladım. telefon melefon almıyorlar. eksik belgeniz varsa ankarada'ki büyükelçiliğin karşısındaki büfe sayfasına 5 tl alıyor. ona göre biz böyle bi kazık görmedik daha. neyse içeri girdik güvenlik sıkı. ilk bi belgeleri veriyosun sıra numarası alıyosun ve bekliyosun. numaran yanıyor. parmak izi veriyosun daha sonra konuşup vizeni alıp kargo şirketine (UPS) 15 tl ödüyor ve pasaportunu bekliyorsun. örnek vize görüşmemin detayları:
b=ben, d=diğeri.
b: merhaba
d: merhaba nasılsın
b: iyiyim teşekkürler
d: hangi üniversitedesin
b: cankaya university
d: ooo ankaradasın yani
b: evet endütri mühendisliği okuyorum
d: (transkripte bakıp) asdlakdlak demi?
b: what?
d: aldkaslk diyorum
b: alsdkalskd anlamını bilmiyorum
d: nasıl olur burda yazıyo, iki dönem okumuşsun.
b: haa.
d: nerde çalışcan
b: michigan, mission point isimli bir resortta banquet set up elemanı olarak çalışcam.
d: tamam kargoya adresini verebilirsin
b: sağol abla.
adlkasldkla : kadın bi kelime söyledi ama anlamadım gitti, sanırım hazırlık okulundan bahsediyodu. yani anlamadığınız kelime olursa sorun. yada bilmiyorum diyin. maksat kendini ifade etmek. oo yeah.
12 haziran yolcu..
özleyeceğim geride bıraktıklarımı... ;)
.

1 Mayıs 2012 Salı

ara vermek

zaten sallana sallana, sağ ve sol tarafımda gördüğüm bütün cisimlerin ilgimi dağıtmasına izin vererek sürdürdüğüm ders çalışmamı kasıtlı olarak tam ortasında bölüyorum. matematik(calculus) azıcık kenarda bekleyedursun bende bir şeyler yazayım dedim.

günlerden bir mayıs. geçen sene yazdığım yazı halen aklımda. yaptığın zafer işareti mi? yoksa barış mı? kutladığın zafer ne için, yada kazandığın barış?

bu aralar çok tatil yaptık. daha fazla tatil olmasın. herkes işini güzelce hakkıyla yapsın. lakin emek ucuz ekmek ise pahalı olmaya devam etmesin isterim. ben biz öğrencilere düşen görevin ise öğrencilik vazifesini hakkıyla yerini getirmek olduğunu, bilgi birikim yüksek çok okuyan, dinlemeyi bilen, anlamaya yorumlamaya çalışan, yeniliklere açık bireyler olmamız gerektiğini düşünüyorum. ilk önce bunlar olmalı ki sen başka bir konuda görüşünü dile getir ve insanlar seni dinlesin :)

kısmetse 12 haziranda yola çıkıyorum. yolculuk usa/michigan/mackinac city/mackinac island taraflarına. work and travel programına olan hevesimde eskisi kadar kalmadı artık. bunun en büyük nedenlerinden biri de fesleğenin türkiye'de gdo lu ürünlerin ise amerika'da olması. eğer bir isteğiniz varsa dönüşte getirebilir. ya da bir kızırderili tüyünüz varsa özgürlük anıtının başına asabilirim.

yalan bir ülke. ancak çok çalışıyor. o yüzden güçlü. peki biz halen şu yalan bu yalan diyip duracak mıyız yoksa çalışmaya mı başlayacağız?

yazımı burada sonlandırıp dersime geri dönüyorum :)
saygı ile kalın.

Mr. Zagoncu
Ankara

yazın çalışacağım otelin web adresi:
http://missionpoint.com/