bu yazıyı şu şarkıyı dinleyerek dinle : Siya Siyabend - Can Evimden Vurdun
bu şarkının öyle bir anısı var ki ayrı bir yazı eder.
sahi insan neden hayal kurar? boşluğa düştüğünden, ister istemez, çok istediği birşey olduğundan, vizyon sahibi olduğundan, yaşamayı bilmediğinden, yaşayabileceğini bildiğinden, birşeye tutunmak istediğinden, kendini mutlu hissetmek istediğinden ... uzayıp giden bir sürü neden yazılabilir.
ancak bunları bilmenin yanında senin neden hayal kurduğunun bilincinde olmandır. kendini bilme serüveninin bir parçasıdır bu.
benim için hayal kurmak sanırım çok uzaklarda bir yerlere gitmek, çoğu zaman dağlarda dolaşmak, bazense çivilerin üzerinde yürüyerek zihinsel 'uç'lara ulaşmaktır.
kendimi denememdir bazen hayallerim. biryerlere getirir koyarım kendimi, denerim, olmazsa değiştiriveririm. olursa da büyütürüm hayallerimi.
hayallerim çoğu zaman herkesi kendim gibi zannetmem, herkesi kendime benzetmemdir. siz de düşünmüşsünüzdür sizin gibi olan bir dünya, düşünmedin mi yoksa?
hayaller var evet, belli başlı ve sonsuz sebeplerden dolayı. ancak bazen hayalleri rafa kaldırmanın vakti geldiğini sezersiniz. ben buna hayalimin kirlenmesi derim. gökyüzüne eğlenerek kurduğum tertemiz bir şatonun üzerine birisi işemişte kirlenmiş gibi.
ve ben hayallerimi su ve sabunla yıkadım. bazen birini de herkes ne kadar onu minik minik paylaştığımız kısa süreli anılardan ibaret sansa da, hayallerde başka bir yere koydum.
mr zagoncu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mr zagoncu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Kasım 2013 Perşembe
23 Ekim 2012 Salı
berrak sudaki kırmızı balık
fesleğen kokuyor dünya.. ve ben yeniden yazıyorum.
bugün bir çılgınlık edip ruhsatı sigortası muayenesi plakası olmayan bir motorsiklet aldım.
günüm çok bunaltıcı geçti kısaca özetliyorum.
gece -- heyecanla uyku bölünmeleri ve motorsikletli rüyalar.
sabah 7 kalkış evrak hazırlıkları ıvır zıvır
sabah 7.55 evden çıkıyorum
sabah 8.35 motorun yanındayım
sabah 9.00 motorun sahibi motor adamın arkadaşının üstüneymiş onu bekliyoruz
sabah 10.00 motor -- -- --
sabah 10.15 sonunda motorun devrini alıyorum
sabah 10.35 motora binip eve geçiyorum (eve gelirken devir saatinin çalışmadıgını fark ediyorum)
saat 10.55 evdeyim motorun üstünü örtüp kaskı eve bırakıp metroya biniyorum
saat 11.33 sıhıyeden inmişim üzerimin çok pis motor yağı koktuğunu farkedip 5 tl verip jagler marka bir deodorant elimde üzerime sıkarak servise doğru koşuyorum.
saat 11.45 servis hareket ediyor
saat 12.30 okuldayım. bir dersini kaçırdığımı sandığım dersin hocasının gelmemiş esasında bir saat erken de boşa gelmiş oldugumu düşünüyorum.
saat 12.50 motorun muayenesi için internet başvuru sistemini kurcalıyorum ancak bir sonuç elde edemiyorum 0850 ile başlayan ve dakikası bilmem kaç tl olan numarayı arayıp randevu almaktan başka bir çarem kalmıyor ve üzülerek numarayı tuşluyorum. muayene randevusunu haftaya anca alabileceğimi sanmama rağmen yarına boş yer varmış 24 ekim sabahına alıyorum randevuyu. ancak sigortasını randevudan önce yaptırmam gerekiyor bu yüzden okul çıkışı planlarımda bir değişiklik yapıyorum buda canımı fena halde sıkıyor.
saat 13.30 termodinamik dersine giriyorum. hocanın ne anlattığı hakkında en ufak bir fikrim yok.
dipnot: bir önceki dönem not ortalamam 3.70
saat 14.45 bir derse girmiş ve sıhıye servisine geri binip sigorta şirketi bulup sigortamı yaptırmak istiyorum cebimde 70 lira var.
15.40 kumrular ile ziya gökalp arasındaki sokaklarda dolaşıp binaları süzerek sigortacı tabelası aramaktayım. bir önceki motorum SARVEN için en ucuz fiyatı veren ALLİANZ sigortayı arıyorum ama bulamadığım için başka bir sigorta şirketine giriyorum.
Saat bilmiyorum: yorgunum akköprüden inip 15 dakika yürüyorum sigorta şirketindeyim 1-2 dakikada 2 tane a4 kagıdı veriyorlar. borcum ne diyorum 10 lira diyor (namussuz). yan binadan 50 kuruşa aldığı kağıt için.
Saat bilmiyorum çünkü şarjım bitmiş. bu arada kol saati takma alışkanlığım olsa diye içimden geçiriyorum.
güzel bir akşam geçirdikten sonra eve dönüyorum
saat 8 felan.motorsikletin tekerinden geçirdiğim 3 metre kalın zincirin iki ucunu iliştirip kitlediğim asma kilidin sadece birtane biricik olan anahtarı yok ortada. terslik bu ya.. olacak yani. bir üzüntü bir sıkıntı basıyor beni. ki bu arada BABA denilen şey ortaya çıkıyor. aşağı iniyor. binanın karşısındaki dükkan sahibi arkadaşlarından SUcu arkadaşına gidiyor, (abi beni 2 yaşımdan beri tanır). ve kilidi açarız cevabı alıyorum. 15 saniyede kesilen kilit beni mutlu ediyor :). hırdavatçıya gidiyorum kapalı. yeni kilit yok. sucu diyorki zaten bunlar bir işe yaramaz ben bunu çekiçlede kırardım sessizce. baktıki ben zor durumdayım yarın getir sabah 8de haa diyerekten kendi dükkanının kilidini veriyor. ben duygulanıyorum. vay be diyorum. abi de "ata hürmetimiz yoksada sahibine hürmetimiz var" diyor. beni aşan bir söz olduğundan pek kurcalamıyorum..
evdeyim en azından birşeyler yazmış oldum. tarihede bu günümü geçirmiş oldum. (yada ben öyle düşünüyorum)
eh çok okutuk gerçi sen yazıyı okumadan fotoğraflara baktın ama telefonla çektiğim birkaç görüntüyü paylaşayım sizinlen:
Maşallah deyin..-
video ya gülmeyin lütfen. uçan motor
Etiketler:
Ahmet Said Parlak,
allianz motorsiklet fiyat,
kanuni,
kanuni tiger,
kanuni tiger 250,
mister zagoncu,
mr zagoncu,
mr.zagoncu,
said parlak,
tiger 250,
tiger250,
uçan motor,
uçan motor video
Yer:
Ankara, Türkiye
